Değerli Medya Temsilcileri,

Yüksek İslam Şurası’nın Fetva Komisyonu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın olarak ilan edilen ve tedavisi olmayıp binlerce insanın ölümüne sebep olan yeni tip koronavirüs pandemisine ilişkin olarak Cuma namazı ve cemaatle kılınan diğer namazlar konusunu ele aldı.

 Yetkili makamların verdiği bilgilere göre, yeni tip koronavirüs insandan insana hızla yayılıyor ve çok kısa sürede salgın haline geliyor. Virüs bulaştığında fark edilmediğinden, hastalığı taşıyan insanlar aynı ortamda bulundukları diğer insanlar için büyük bir tehlike oluşturuyor. Çok sayıda insanın yoğunlaştığı yerler, hastalığı yaymak için çok uygun bir ortam olup hastalığın salgın haline gelme riskini artırmaktadır.

Ülkemizde koronavirüs vaka sayısının artmasıyla Halk Meclisi olağanüstü hal kararı aldı. Mevcut durum göz önüne alındığında, cami ve mescitlerde namazların cemaatle kılınmasına devam edilirse virüsün yayılma riskinin artabileceği açıktır. Temel amaçlarından biri insan hayatını korumak olan İslam dini, insanların hayatlarını tehdit eden uygulamalara asla izin vermez.

Bu konu ile ilgili Peygamberim Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s), şöyle buyurmaktadır: "Bir yerde veba olduğunu işitirseniz, oraya girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde veba vukua gelirse, oradan ayrılmayınız."  Bu şekilde insanların salgın hastalıklara karşı dikkatli olmaları için uyarıda bulunan Peygamberimiz karantinanın önemini vurgulamaktadır. Ayrıca bulaşıcı hastalık taşıyıcıların sağlıklı insanlarla temasta bulunmamalarının önemine dikkat çekmektedir. Bu meyanda, doğal afetler veya salgınlar nedeniyle cemaatle kılınan namazların zor veya tehlikeli olduğu durumlarda namazların evde kılındığına dair uygulamaların var olduğunu biliyoruz.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) ve sahabelerin yaşadığı çağda edinilen bilgi ve uygulamalara atıfta bulunan İslam âlimleri, cemaatle birlikte namaz kılmak için sağlıklı olmamız gerektiğini ve namaz sırasında diğerleri için tehlike oluşturmamamız gerektiğini belirtmişlerdir. Yukarıda belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, olağanüstü halin kaldırılmasına dek geçerli sayılacak işbu kararlar alındı:

1.  "Kendi ellerinizle kendinize tehlikeye atmayın" ayetine ve "Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur", hadisine istinaden olağanüstü hal durumun kaldırılmasına kadar Cuma namazı farz değil, mekruh sayılır. Cuma namazı yerine evlerde öğle namazı kılınacaktır.

2. Camiler açık kalacaktır. Beş vakit namaz için ezan okunacak ve camilere ezandan sonra giriş yapılacaktır.

3. Hastalar ve 60 yaş üstü kişiler camileri ziyaret etmemelidir.

4. Olağanüstü halin kaldırılmasına kadar insanların mevlit, ders vb. amaçlarla yapılacak etkinliklerde biraraya gelmesine izin verilmemelidir.

5. Dezenfektanlarda alkol olsa bile temizlik ve dezenfeksiyon zorunludur.

6. Ölümlerin meydana gelmesi durumunda, görevli imam gerekli güvenlik önlemleri almalıdır. Cenaze törenine katılanlar cenazeden ve birbirinden uzak tutmalı ve cenaze namazında saflar arasında 2 metre mesafe korunmalıdır.

7. Karantina uygulaması "Bir yerde veba olduğunu işitirseniz, oraya girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde veba vukua gelirse, oradan ayrılmayınız." hadisine istinaden enfekte veya enfekte olduğundan şüphelenilen kişiler için geçerlidir.

8. İçinde bulunduğumuz durum paniğe ve dini yükümlülüklerin ihmaline neden olmamalı ve hiçbir şekilde hafife alınmamalıdır. Öncelikle Müslümanların gerekli önlemleri alıp Allah'a tevekkül etmeleri ve tüm insanların sağlığı ve hastaların iyileşmesi için dua etmeleri gerekiyor. Allah vatanımızı korusun!