TARİHÇE

Din sosyal hayatın değişmez parçasıdır. Bu alanda doğru ve etkin hizmetlerin yapılması müesseseleşmeyi geretirmektedir. Farklı diyanetlerin yönetimleri ilgili ülkedeki dini toplulukların geleneksel, dinsel ve kültürel varlıklarının bir yansımasıdır.

Bulgaristan’daki müftülük sisteminin kuruluşu Berlin Antlaşması (1878) ve Tırnova Anayasası (1879) ile bu topraklarda kurulan yeni sosyal ve siyasi sistemle doğrudan bağlantılıdır. Berlin Antlaşması ile Bulgaristan’daki Müslümanların vicdan ve din özgürlüğü garanti altına alınmıştır. Kurucu Meclis tarafından hazırlanan ve kabul edilen Tırnova Anayasasının 40.cı maddesinde Bulgaristan Prensliği’ndeki bütün vatandaşların dini ibadetlerini serbestçe yerine getirbilecekleri yer almıştır. Bu iki tarihi belge ile Bulgaristan’daki müftülük sisteminin hukuki temelleri atılmıştır.

Bulgaristan’da müftülük sisteminin kuruluşuna dair ilk hukuki belge 14 Ağustos 1878 tarihlidir. Rusya İmparatoluk Komiseri Prens Aleksandır Dondukov Korsakov’un imza ve mührünü taşıyan bu belge “Bulgaristan Мahkeme Тeşkilatına Dair Мuvakkat Тalilmatname’dir”. Bu geçici talimatname gereğince Bulgaristan Prensliği’ndeki yargı sistemin teşkilat ve fonksiyonu belirlenmiş ve dini azınlıklar davalarını kendi dini mahkemelerinde görme imkanına kavuşmuştur. Bu şekilde Osmanlı döneminden kalan “kadı mahkemeleri” sınırlandırılmış işlev ve rolüne rağmen korunmuştur.

Bulgaristan’daki müftülük sistemini ilgilendiren ikinci temel hukuki belge 9 Temmuz 1880 tarihli “Bulgaristan Prensliği’nde Hristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudilerin Dini Yönetimine Dair Muvakkat Talimatname”’dir. Ancak bu Talimatname Bulgaristan’daki Rus valisi tarafından değil, ilk Bulgar Prensi Aleksandır Battenberg’in 321 nolu iradesi ile tasdik edilmiştir. 47 maddeden oluşan Talimatname’nin onbeş maddesi (25-39 madd.) Bulgaristan’daki Müslümanların dini yönetimi ile ilgilidir.

321 nolu Prens iradesi ile Bulgaristan Prensliği’nde müftülük teşkilatı kurulmuş, müftülüklerin bölgeleri ve görevleri tespit edilmiştir. Müftülük sistemine paralel olarak kadı mahkemeleri şeriye mahkemelerine dönüşmüş ve yetkileri müftülere devredilmiştir. Bu durum müftülüklerin işlevlerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Daha önce sadece fetva veren müftülere kadının yetkileri verilmiş ve müftüler yargı fonksiyonunu da icra etmeye başlamışlardır. 19 Nisan 1909 tarihinde İstanbul Protokolü ile Osmanlı İmparatorluğu Bulgaristan’ın bağımsızlığını tanıdı. Bu protokolle birlikte bir de “Müftülükler Sözleşmesi” imzalandı. Bu sözleşmenin birinci maddesinde Sofya’da Başmüftülük kurumunun kurulması ve Başmüftünün sancak müftüleri tarafından ve onların arasından seçilmesi öngörülmüştür.

Müftülükler Sözleşmesi” uyarınca 8 Aralık 1910’da Hocazade Mehmed Muhiddin Efendi Bulgaristan’ın ilk Başmüftüsü seçilmiş ve bu görevinde 1915 yılına kalmıştır. Başmüftü çalışmalarında Sofya müftüsü Süleyman Faik Efendi ve Başmüftülüğün yeni Genel Sekreteri, meşhur gazeteci ve aydın Mehmed Celil tarafından destek görmüştür.

Balkan Savaşları’ndan sonra Osmanlı Devleti ile Bulgaristan Çarlığı murahhasları arasında İstanbul’da bir toplantı yapılmıştır. Uzun süren tartışma ve görüşmelerden sonra 29 Eylül 1913’te İstanbul Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmaya ek bir de müftülük sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşme ile yeni bir Başmüftülük Tüzüğünün hazırlanması ve kabul edilmesi öngörülmüştür. Ancak bu sözleşme maddesi de I. Dünya Savaşı’nın başlamasından dolayı hemen yerine getirilememiştir.

Hocazade Mehmed Muhiddin Efendi’nin ekibi, sancak müftülükleri ve müftü vekillikleri yardımı ile Bulgaristan’daki Müslümanlar için dört dereceli bir dini teşkilat kurmuş ve kabul ettirmişlerdir. Bu teşkilatın ilk derecesi yerel Cemaat-ı İslamiyeleridir. Bu cemaatler müftü vekaleti tarafından yönetilir, bir kaç bölgenin müftü vekaletleri ise sancak müftülüğüne bağlıdır. Ancak Bulgaristan Çarlığındaki Müslümanların dini hayatını düzenleyen Başmüftüdür.

Başmüftü ve ekibi tahrip edilmiş, yağmalanmış ve yıkılmış olan vakıf mallarının korunup ayakta tutulabilmesi, Müslüman gençleri arasında eğitimin gelişmesi ve reformların yapılması, kültür seviyesinin yükseltilmesi için büyük çabalar sarfetmiştir.

12 Kasım 1920’de Müftülük Konferansı Sofya müftüsü ve Başmüftü kaimakamı olarak görevde bulunan Süleyman Faik Efendi’yi dini lider olarak seçmiştir.

I.Dünya Savaşı’ndan sonra bir Tüzük taslağının hazırlanması için Sofya’da özel bir komisyon kurulmuştur. Dışişleri Bakanlığına bağlı Mezhepler Müdürlüğü başkanlığında kurulan komisyonda Filibe sancak müftüsü ve Başmüftü yardımcısı Hoca Sadeddin Efendi ve Rusçuk müftüsü Bekir Sıdkı Efendi yer almıştır. Uzun ve yorucu bir çalışmadan sonra komisyon tüzük taslağını hazırlamış ve hükümete sunmuştur. Taslak kabul edilmiş ve 23 Mayıs 1919’da Çar Ferdinand iradesi ile “Bulgaristan Müslümanları Müessesat-ı Diniyye İdare ve Teşkilatı Nizamnamesi” olarak “Devlet Gazetesinde” yayınlanlanmıştır. Başmüftü seçilen Süleyman Faik Efendi bu görevde 8 yıl kalmıştır. (1920-1928). Süleyman Faik seçimle göreve gelen ikinci Başmüftü olup daha sonraki Başmüftüler Bulgar hükümetleri tarafından atanmıştır.

Başmüftü olarak atanan Hüseyin Hüsnü Efendi bu görevde 1928 yılından 1936’ya kadar kalmştır. 1940 yılında Sofya’da vefat etmiş ve “Orlandovtsi” semtindeki Türk mezarlığında defn edilmiştir.

Hüseyin Hüsnü Efendi’den sonra Başmüftü olan Abdullah Sıdkı Efendi 1936’dan 1945’e kadar bu görevini yerine getirmiştir. 1943’te müftülüklerin sayısının 38’e çıktığını görüyoruz. 11 kaza müftülüğü, geriye kalanlar ikinci sınıf müftü vekaletleridir. Abdullah Sıdkı Efendi Bulgaristan’daki müftülük sisteminin yeniden düzenlenmesi ve reformlaşması, vakıf malların muhafazası, maddi tesislerin iyileştirilmesi ve Müslüman gençler arasında eğitim seviyesinin yükseltilmesi için büyük çabalar sarfetmiştir ve pek çok faydalı hizmette bulunmuştur. En az iki yıl boyunca ülkede etkin bir müftülük sistemi üzerinde çalışmıştır. 1938 yılında Dışişleri ve Mezhepler Bakanlığına sunulan liste verdiği emekler hakkında fikir vermektedir.

HALK İDARESİ DÖNEMİNDE BAŞMÜFTÜLÜK

9 Eylül 1944 tarihi Bulgaristan’ın gelişiminde dönüm noktasıdır. Bu tarihte Bulgar Komünist Partisi, Sovyet ordusunun yardımıyla Bulgaristan idaresini ele geçirmiş ve 45 yıl boyunca 1989’a kadar ülkenin kaderini tayin etmiştir. Ateizmi savunan kızıl diktatörlük rejimi döneminde Bulgaristan’da gerçek bir müftülük sisteminden bahsedilemez. Yine de göstermelik olarak 5 ya da 6 müftülük bırakılmış, bunlar Merkezi komite tarafından tayin edilen “Başmüftüler”ce yönetilmiştir.

1945’ten 1947’ye kadar Başmüftülük yapan Süleyman Ömer Efendi Sabri Demirov ve İsmail Sarhocov gibi “Medresetün-Nüvvab” mezunu olan ilk Türk milletvekillerinin yardımıyla yeni bir Bulgaristan Müslümanlari Diyaneti Tüzüğü hazırlamıştır. Bu “Tüzük” ülkede gelişen yeni sosyalist hayat koşullarına uygun olarak tasarlanmıştır. 1919 tarihli Tüzüğün kısaltılmış versiyonu olup aynı başlığı taşır ve Başmüftülük kurumunu devletin güçlü kontrolünde bırakmakmıştır.

Akif Osman Efendi 1947’den 1964’e kadar Başmüftülük yapmıştır. Akif Efendi Süleyman Ömer Efendi’den 27 müftülük, 996 yerel dini cemaat, 1194 cami, 706 mescit ve 1133 imam devralmıştır. Türk Cemaat-ı İslamiyeleri 500’e, Pomaklarınki ise 80’e düşmüş, cami ve imamlar bölgeye göre ayrılmşlardır.Bütün köy mescitleri kapatılmıştır. Türklere 500 cami ve 500 imam, Pomaklara ise 80 cami ve o kadar da imam verilmiştir. İşte bu kısıtlamalar müftülük sistemini çökertmiştir. 27 müftülükten sadece 6 kalmış. Bu kararın uygulanması neticesinde Türk bölgelerinde 250 cami, 500 mescit kapatılmıştır. 250 imam, 21 müftü görevinden alınmış, cami ve mescitlerdeki personel işsiz kalmıştır.Vakıf malları da tamamen yok edilmiştir.

Todor Jivkov ekibi BKP Merkezi Komitesi’nin 1956’daki Nisan oturumundan sonra 1951 tarihli yeni Başmüftülük Tüzüğü ile Müslümanları etnik esasa göre Türk, Pomak ve Çingene olarak ayırmıştır. Geçen yüzyılın 50’li yıllarında Jivkov Bulgaristan’daki Müslümanlıkla ilgili herşeye karşı açık mücadele başlatmıştır.

Başmüftülük adından ülkedeki bütün dini okulları kapatmış, cenaze, sünnet, bayram kutlamaları vs. gibi temel dini adetleri yasaklamıştır.

1965’ten 1976’ya kadar Başmüftü Hasan Adem Efendi’dir. Komünist idare tarafından atanmasına rağmen din adamı özelliklerini taşıyan son Başmüftüdür. Adem Efendi ayrıca Medresetün-Nüvvab’ın ali kısmının son mezunlarındandır. Hasan Adem Bulgaristan’da Müslüman bir okulun açılmasını öngören yeni bir tüzük hazırlamış, ancak bunu gerçekleştirmeyi başaramamış.

Bir sonraki Başmüftü Mehmed Topçiev, 1976’dan 1988’e kadar görevde kalmıştır. Topçiev’in din alanında yüksek öğrenimi yoktu, fakat sonuna kadar bağlı kaldığı Bulgar hükümeti tarafından Başmüftü olarak atanmştır. Gerekli nitelikleri taşımayan ilk Başmüftüdür, daha sonraları da farklı bir isim altında bu görevde bulunmuştur.

Komünist döneminin son Başmüftüsü 1988-1991 yıllar arasında bu görevde bulunan Nedim Gencev’dir. Gencev, dini eğitimi olmamakla beraber, İslam hakkında temel bilgiye dahi sahip olmayan ilk Başmüftü’dür. İçişleri Bakanlığı kontenjanı ile Sofya Üniversitesi Hukuk Fakültesinin açıköğretim bölümünden mezun olmuştur. Başmüftü iken Bulgaristan’daki Müslümanların Yüksek İslam Şurasının “Yeniden Doğuş Süreci”ni desteklediğini açıklayan deklarasyonu hazırlamıştır. Gencev bu deklarasyonu bizzat Todor Jivkov’a teslim etmiştir. Bu ve pek çok örnek Nedim Gencev’in İslam karşıtı eğilimlerinin açık göstergeleridir. Yarı yüksek İslam Enstitü’sünün ve İlahiyat liselerinin açılışı gibi olumlu çalışmaları da vardır.

DEMOKRATİK DEĞİŞİMLERDEN SONRA BAŞMÜFTÜLÜK

Komünist rejimin düşmesinden sonra Müslümanlar BKP tarafından atanan Başmüftüye karşı çıkmışlardır. Bir grup imamın imzası ile görevden alınmış ve yeni Başmüftü seçiminin düzenlemesi için üç kişilik bir komisyon tayin edilmiştir.

Bulgaristan’daki Müslümanların 19 Eylül 1992’de gerçekleştirilen ilk demokratik konferansı Kırcaali Bölge Müftüsü Fikri Salih’i Başmüftü seçimiş ve hemen tescil edildikten sonra Başmüftü Salih görevine başlamıştır.

Nedim Gencev yenilgiyi kabul etmemiş ve 1994’te Nedim Gencev’i Bulgaristan Müslümanları Yüksek Dini Şurası Başkanı, BMYDŞ’sı ise Başmüftü olarak Basri Hacişerif’i seçmiştir. Gencev ülke çapında paralel bir müftülük sistemi kurmuştur. Fiili olarak Bulgaristan’da ikili bir müftülük sistemin temelleri atılmıştır: Sofya’da iki Başmüftülük, bölgelerde ikişer Bölge müftülüğü. Gencev’in Başmüftülüğü ve taşradaki ilgili şubeleri hükümet tarafından tanınmamıştır. Ancak bunların bölücülük faaliyetleri sona ermemiştir.

6 Mart 1995’te yapılan Bulgaristan Müslümanları Olağanüstü Konferansı’nda Fikri Salih bir kez daha Başmüftü olarak seçilmiş, ancak bu seçim hükümet tarafından tanınmamıştır. Onun yerine Jan Videnov hükümeti 1994’te yasadışı gerçekleştirilen Müslümanlar Konferansında seçilen Nedim Gencev yönetimini tanımıştır. Fikri Salih Başmüftülük binasından zorla çıkarılmıştır. Fikri Salih hükümet tarafından tanınmayan ancak Müslümanların desteklediği Başmüftü olarak 1997 yılına kadar Sofya’da kalmıştır.

Fikri Salih Başmüftü’nün meşruluğu meselesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine sunmuş ve Bulgar hükümetinin Müslümanların dini işlerine müdahalesinden dolayı mahkum ettirmiştir.

1997’de Jan Videnov hükümeti düştükten sonra seçimler yapılmış ve Demokratik Güçler Birliği hükümeti kurulmuştur. Bu hükümet iki müftülük arasında görüş birliğinin sağlanması ve birleştirilmesi yönünde çabalar sarfetmiştir. Müslümanlar Birleştirici bir konferansın yapılması için karşılıklı anlaşma sağlanmış, fakat Gencev konferans arifesinde katılmaktan vazgeçmiştir. Buna rağmen konferans yapılmış ve Başmüftü olarak Mustafa Haci, Yüksek İslam Şura Başkanı ise Hüseyin Karamolla seçilmiştir. Onlar 1998’den beri ilk defa görev sürelerini 2000 yılında başarıyla tamamladıktan sonra Bulgaristan Müslümanları Olağan Konferansı yapılmıştır. Başmüftü Haci yönetiminin başarıları arasında İslam din dersinin devlet okullarında okutulması, Kur’an-ı Kerim’in Bulgarca tercümesi, Müslüman Diyanetini ilgilendiren konularda Türkiye Diyanet Vakfı ile Mezhepler Müdürlüğü arasında bir anlaşmanın imzalanması yer almaktadır.

28 Ekim 2000 yılında Başmüftü olarak Selim Mehmed, YİŞ Başkanı ise Mustafa Haci seçilmiştir. Bu dönemde İslam Konferansı Teşkilatı’nın ilk ve tek oturumu Sofya’da gerçekleştirilmiştir (2011). Selim Mehmed’in olumlu çalışmaları arasında o döneme kadar kiralık olan Başmüftülük binasının satın alınması, devlet okullarında okutulan din dersi için ders kitaplarının basılması yer alır. Başmüftü Selim Mehmed 2003 yılında Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov heyetinde bir dizi Müslüman ülkesini ziyaret etmiştir. Selim Mehmed de görev süresini başarıyla tamamlamıştır. 13 Aralık 2003’te Fikri Salih tekrar Başmüftü seçilmiş, fakat mahkeme Müslümanların iradesini dikkate almamış ve seçilen yönetimi tescil etmemiştir. Altı aydan sonra mahkeme yeni bir ulusal konferansına hazırlık yapmak üzere Fikri Salih, Ridvan Kadöv ve Osman İsmailov’un yer aldığı üçlü bir komisyon tayin etmiştir.

Mahkeme tarafından tayin edilen üçlü komisyon 20 Mart 2005’te Mustafa Haci’nin ikinci kez Başmüftü, YİŞ Başkanı ise Başmüftü Yardımcısı olan Basri Pehlivan’ın seçildiği Bulgaristan Müslümanları Konferansı düzenlemiştir. Bir kaç yıllık ihtilaftan sonra Gencev’in müdahalesinden dolayı bu seçim de mahkeme tarafından kabul edilmemiştir. Müslüman Diyanetinde yeni bir krizin önlenmesi için 14.04.2008’de yeniden bir Olağanüstü Müslümanlar Konferansı yapılmıştır. Bu konferansta da eski yönetim tasdik edilmiştir. Gencev konferans kararlarına itiraz etti. 31.10.2009’da düzenlenen Olağanüstü Konferansta bir kez daha Başmüftü olarak Mustafa Haci, YİŞ Başkanı ise Kırcaali Müftüsü Şabanali Ahmed seçildi. Konferans kararları mahkeme tarafından tescil edilmemekle beraber reddedilmemiştir de.

12 Şubat 2011’de bir kez daha Bulgaristan Müslümanları Olağanüstü Ulusal Konferansı düzenlenmiş, Müslümanların iradesiyle Dr. Mustafa Haci yeniden Başmüftü, Şabanali Ahmed ise YİŞ Başkanı seçilmiştir. Konferans Sofya Şehir Mahkemesince tescil edilmiş ve günümüzde yurt içinde ve yurt dışındaki Bulgaristan Müslümanlarının tek meşru temsilcisidir.

 

 

Cookies make it easier for us to provide you with our services. With the usage of our services you permit us to use cookies.
Ok