3 Aralık 2014 tarihli Bulgaristan Cumhuriyeti Müslümanlar Diyaneti Yüksek İslam Şurası deklarasyonu

Biz, Yüksek İslam Şurası üyeleri, Şubat 2011’de gerçekleştirilen Bulgaristan Müslümanları Ulusal Konferansı’nda Bulgaristan Cumhuriyeti Müslüman topluluğu temsilcileri (delegeleri) tarafından doğrudan seçilmiş olup Bulgaristan’daki Müslümanlar diyanetinin merkez yönetim organıyız. Bu sıfatımızla Bulgaristan Cumhuriyeti Anayasası, Dinler Yasası, BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin taahhüt ettiği temel demokratik insan hakkı olan dini özgürlük hakkına dayanarak, toplumsal sorumluluk ve adalet, dini hoşgörü duygularından hareket ederek, Bulgaristan’ın Avrupa ve dünyadaki otoritesini kurmak için gerekli bütün çabaları göstererek ve İslam dini hakkında derin bilgilere sahip olduğumuzu iddia ederek aşağıdakilerini ilan ediyoruz:
Son aylarda bazı kurum ve medya kuruluşlarının, Müslümanların yaşadığı bölgelere düzenlenen operasyonları kullanarak İslam dinin temel esaslarının anlamını sistemli ve amaçlı bir şekilde değiştirmelerinden dolayı büyük endişe duymaktayız.
Dini kimliğin temel işareti ve İslam’ın beş şartından ilki olan “Allah’tan başka İlah yoktur ve Hz. Muhammed (S.A.S) onun elçisidir” anlamına gelen kelime-i şehadetin terörist örgüt sembolü olarak gösterilmesi kabul edilemezdir. Radikal terör örgütlerin temel İslam sembollerini suistimal etmeleri Müslümanların dini duygu ve haklarının ihlal edilmesi için sebep sayılamaz.
İslam dini hakkında uzman olduklarını iddia eden bazı kişilerin, siyasi çevre ve medyaların, ülkemizdeki dini topluluklar ve diyanetler arasında suni bir gerginlik yaratarak ve toplumda korku aşılayarak bu sembolleri kullandıklarına şahit oluyoruz.
Bununla birlikte dinini korumak ve temel dini mükellefiyetlerini yerine getirmek çabasında olan Müslümanlar dini aşırılık ve terörist örgütlere sempati beslemekle suçlandı. Gelişen olaylar Müslümanlarda derin endişeler yaratmakta ve iyi yönde gelişen geleneksel komşuluk ilişkilerin temellerini sarsmaktadır.
Yüksek İslam Şurası uluslararası alanda mevcut yoğun süreci dikkate alarak sivil toplumu ve devlet kurumlarını, farklı dinlere mensup vatandaşlar arasında hoşgörü ilişkilerinin pekiştirilmesi için çaba sarfetmelerine çağırmaktadır.
Engeller yaratılarak değil, dini eğitimin ve terbiyesinin gelişeceği ve güçleneceği Kur’an kursları, devlet ve belediye okullarında din dersi okutulması, ilahiyat liseleri ve Yüksek İslam Enstitüsü vasıtasıyla İslam dini hakkında doğru bilgilere ulaşılabileceğine inanıyoruz. Geçerli bir sebep gösterilmeden 15 yıldan beri Yüksek İslam Enstitüsüne kampüs inşaat izninin ertelendiğini hatırlatmak isteriz.
İslam dini ile ilgili konuların sunumunda topumsal sorumluluklarını idrak etmeleri ve Bulgar toplumunda gereksiz ve sebepsiz panik yaratmamaları için medya kuruluşlarını çağrıyoruz. Devlet kurumların fonksiyonu kamu alanında mevcut şüphelerin geçerliliğini ve bu yönde net ve somut delillerin olup olmadığını tespit etmek ve açıklamaktır.

 

Cookies make it easier for us to provide you with our services. With the usage of our services you permit us to use cookies.
Ok